top of page

EURO 2024 TÜRKİYE

  • Arda Kınlak
  • Jul 8, 2024
  • 7 min read

Updated: Jul 17, 2024

Vincenzo Montella önderliğindeki EURO 2024 maceramızı inceleyelim.


GRUP AŞAMASI


TÜRKİYE-GÜRCİSTAN


Vincenzo Montella, Sarı Duvarın Kırmızı Duvar olduğu, Signal Iduna Park'ta oynadığımız Gürcistan maçına ideal denilebilecek bir 11 ile başladı.

İlk dakikalarda etkili başladığımız maçta 10. dakikada Kaan Ayhan'ın şutu direkten döndü ve hemen ardından Mert Günok'un kontrpiyede kalması ve son anda savunmaya çarpan topu tokatlamasıyla yüreklerimiz ağzımıza geldi desek yeridir. 25. dakikada Mert Müldür'ün Benjamin Pavard'a adeta atıfta bulunduğu muazzam golle 1-0 öne geçen ay yıldızlı temsilcilerimiz 28. dakikada Kenan'ın golüyle tamamen rüzgarı arkasına alacakken gol ofsayt gerekçesiyle VAR tarafından iptal edildi. 32. dakikada ise grup aşamasında oldukça problem yaşayacağımız savunma zaafından dolayı Mikautadze topu ağlarımıza gönderdi. Abdülkerim Bardakçı, Hakan Çalhanoğlu ve Kaan Ayhan üçgeninin arasında fiziksel temasa bile maruz kalmayan Gürcü futbolcu çok net bir gol vuruşu yaptı. Gol ardından Mikautadze ve Kvara'nın dizginleri eline aldığı bir ilk yarı izledik ve 45 dakika 1-1 beraberlikle sonuçlandı.

Montella ve öğrencileri ikinci yarı başladığında daha iyi denilebilecek bir oyunla başladı. 65'. dakikada millilerimiz bir kez daha öne geçti. Kaan Ayhan'ın araya girerek kazandığı top Arda Güler'de kaldı. Arda Güler'in ceza sahası dışı sağ çaprazından uzak köşeye vuruşunda top ağlara gitti. Tam nefes aldık derken 66. dakikada Kochorashvili'nin vuruşu üst direkten dönmesiyle Mert Günok'un ellerinde son buldu. 90+6 geldiğinde ise Samet Akaydın'ın çizgide topa kafayla müdahalesiyle kornere çıkan top sonucunda adeta kırılma anı yaşanan maçta bir sonraki korner pozisyonunda Orkun'un baskısıyla kazandığımız topu Kerem Aktürkoğlu boş kaleye sürükledi ve bu zorlu maç 3-1 sona erdi. Gruba her ne kadar 3 puan ile başlamış olsak bile bu maç özelinde eleştirilmesi gereken noktalar olduğu kuşkusuz.

Gürcistan analizimizde de değindiğimiz gibi "Doğru ve şiddetli baskılarda geriden oyun kurma ısrarı olmayan Gürcistan takımı direkt hücumları baskı anında tercih ediyor. Doğru planlanan dozu yüksek ön alan baskısına zaaf göstermeleri muhtemel." gibi bir durum söz konusu iken halihazırda yeteneksiz bir savunma bloğu da varken 4-5-1 gibi bir dizilişle ön alanda baskı yapmamak ve Gürcistan ekibinin topu Kvara'ya kolaylıkla ulaştırmasına izin vermek ne kadar doğru oldukça tartışılır.


TÜRKİYE-PORTEKİZ

Gruptaki ikinci maçımızda, olası gruptan çıkma durumunda ne tarz rakiplerle oynayabileceğimizin provası niteliğinde bir maç izlemeyi umuyorduk desek yeridir. Maça bir önceki maçın yıldızlarından Mert Müldür yerine Zeki Çelik'in taktiksel sebeplerle tercih edilmesi, Arda Güler'in iletişim açısından doğru yürütülmeyen sakatlık riski süreciyle Yunus Akgün'ün de tercih edilmesiyle başladı milli takımımız. Beklenildiği üzere Portekiz'in topa sahip olduğu ilk dakikalarda Kerem Aktürkoğlu ile tehlikeli pozisyonlar yakalamış olsak da 21. dakikada sol kanattan gelişen akında Orkun Kökçü'nün topu savuşturamaması ve Abdülkerim ile Ferdi'nin Bernardo Silva'yı ceza sahasında bomboş bırakmasıyla 1-0 geri düştük. Ardından etkili olmasa da reaksiyon göstermeye başladığımız dakikalarda Samet Akaydın'ın Portekizli oyunculardan gelen hatalı pası Altay ile hatalı iletişiminden dolayı kendi kalemize göndermesiyle 2-0 geri düştük. İkinci yarıda ise Zeki Çelik'in denenen ofsayt tuzağında geç hamle yapmasıyla Bruno Fernandes farkı 3'e çıkarak maç sonucunu belirledi.

Maçın ardından standardından asla ödün vermeyen Ferdi Kadıoğlu'nun hakkını teslim etmek gerek. Grup aşaması sırasında Fenerbahçe'nin 30 milyon euroluk talebi sonrasında yüksek ücret talebi sebebiyle rotasını başka oyunculara çeviren Borussia Dortmund'un pişman olmaması mümkün değil diyebiliriz. Maçın diğer çıkarımlarına değinecek olursak stoper tandeminin tekrardan sorgulanmaya başlandığı ve aynı zamanda Arda Güler'in öneminin ne kadar büyük olduğunu anlamış olduğumuzu söyleyebiliriz.


TÜRKİYE-ÇEKYA

Gürcistan'ın Portekiz karşısında çok erken öne geçmesiyle grupta bütün hesaplar alt üst olmuşken millilerimiz, Çekya karşısında ilk yarıda istediğimiz oyunu oynayamıyorken rakip takım oyuncusu Barak çift sarıdan kırmızı kart görünce rüzgarı arkasına aldı. Çekya'nın ilk yarıdakı iki tehlikeli girişimini başarıyla savuştuan Mert Günok ilk yarıya damgasını vurdu. Bizim çocuklar 51. dakikada kaptan Hakan Çalhanoğlu'nun Hamburg kariyerinde ikonik bir gol attığı stadyumda yine onun golüyle öne geçti. İsmail Yüksek'in pasında muazzam bir vuruş yapan Hakan Çalhanoğlu'nun getirdiği 1-0 üstünlük çok uzun sürmedi ve 66. dakikada oldukça tartışmaya açık bir pozisyonda Mert Günok'a top ellerindeyken yapılan faul sonrası çizgiden çıkarılan top Soucek'in önüne düştü ve top ağlarımıza gitti. Hakan Çalhanoğlu'nun bu gol sonrası itirazında kart görmesi Son 16 turunda cezalı olacağı anlamına geliyorken maçın gerginlik seviyesi de oldukça yükseldi. 10 kişi olmasına rağmen maçın son anlarına kadar daha fazla topa sahip olan Çekya ne mutlu ki, geçmişin tozlu raflarında kendileri için yara olan 90+ Türkiye faciasını tekrardan yaşadı ve 90+4'te Cenk Tosun'un sol çaprazdan uzak köşeye tecrübe kokan vuruşuyla turnuvaya veda etti. Maç boyunca her ne kadar topa fazla sahip olamasak da 4-6-0 dizilişinin denenmesiyle Barış Alper Yılmaz kanatta kendini tekrardan buldu ve maçın adamı seçildi. Bu sonuçlarla gruptan 2. olarak çıkan ay yıldızlılarımızın son 16 rakibi Avusturya oldu.


TÜRKİYE-AVUSTURYA

Son 16'daki rakibimiz Avusturya, Ralf Ragnick'in reformları ile baştan bir sistem takımına bürünen ve herkesin rolünü kusursuza yakın oynadığı bir takım. Marcel Sabitzer gibi yetenekli ayaklara, Posch gibi sağ koridoru kullanmayı seven oyunculara ve aynı zamanda Leipzig'in gözdesi Baumgartner gibi dinamik oyunculara sahip bir takım. Son grup aşaması maçında harika bir oyunla Hollanda'yı 3-2 yenen Ragnick ve öğrencileri kuşkusuz ki en önemli sınavlardan biri millilerimiz için.

Maç başlama düdüğü çaldığında millilerimiz sağ köşeye kadar topu taşıyan Arda Güler'in kazandırdığı kornerin kullanılmasıyla karambolde kalan topa Merih vurdu ve 1-0 öne geçtik.

Skoru erken ele almamız ile birlikte oyunda bütün futbolseverlerin dikkatini en çok çeken ve turnuva süresi zarfında ilk kez gördüğümüz oyun kurma şemamızda Kaan Ayhan, Abdülkerim ve Merih'in yanında stoper tandemini üçlerken arkayı beşliyor ve oyun kurulumunda topu mutlaka ayağına alıp takımı yönlendiriyordu.Ralf Ragnick ve öğencilerinin her ne kadar iyi bir sistem takımı olduğunu söylesek de onları bozan, zehire karşı panzehiri üreten Vincenzo Montella bu maç nezdinde kesinlikle takdiri hak ediyor. 5.dakikada Avusturya ekibinin kullandığı kornerde top direk dibinden Mert'i de geçiyor fakat Merih'in çizgi üstünde Baumgarnter'i bozmasıyla boş kaleye vuruşu yapamayan Baumgartner temsilcilerimize derin bir nefes aldırıyordu. 11. dakikada Avusturya atağı Orkun Kökçü tarafından faulle kesilirken faturası ağır olacak bir sonuca varan hakem kartına başvurdu. Sarı kartı gören Orkun Kökçü olası turu atlamamızda cezalı duruma düştü. 42. dakika da bu sefer İsmail Yüksek'in sarı kart görmesiyle cezalı sayımız gelecek maç için 2'ye çıktı.

Maçta ilk yarı kontrolümüz altında son buldu ve millilerimiz soyunma odasına 1-0 önde girdi.

İkinci yarı başlangıcından sadece 5 dakika sonra 50. dakikada Stefan Posch'un savunma bloğumuz arkasına attığı harika ara pasla Arnautovic Mert Günok ile karşı karşıya kalmış olsa da Mert ayakları ile yaptığı harika kurtarışla takıma adeta can verdi. 9 dakika sonra yine Arda Güler'in kullandığı kornere direk boyunda yükselen Merih Demiral topu ağlara gönderdi ve fark 2'ye çıktı. Top ağlara giderken belki de turnuva genelinde takımın en özverili futbolcusu olan Arda Güler Avusturya tribünlerine dönüp kulağını gösterdi ve adeta "Arda Güler de kim?" diyen taraftarlara cevabını tokat gibi verdi. Rahat nefes aldık diyen millilerimiz sadece 7 dakika sonra 66. dakikada Gregoritsch'in duran toptan gelen golüyle sarsıldı. Turnuva boyunca genel problemlerimizden olan duran toplarda bu kadar zaaf içeren bir savunmamızın olması da kesinlikle övgülerimizi esirgemediğimiz Montella'nın eleştirilmesi gereken bir konu. Maçta son dakikalara gelindiğinde oyun kontrolü tamamen Avustura'ya geçti ve Posch, Gregoritsch gibi tehditlerle kalemize gelmeye devam ettiler. Son uzatma dakikası içinde 90+4'te Mert Günok içeriye gönderilen uzun topta Baumgartner'in harika kafa vuruşuna kurtarma ihtimali %0.94 olan bir kurtarışla karşılık verdi ve maçın kaderini değiştirdi. Bu pozisyon ardından son düdük çaldı ve millilerimiz zor bir maçı daha başarıyla geçerek adını çeyrek finale yazdırdı, Hollanda'nın rakibi oldu.

Maçın ardından basına demeç veren Ralf Ragnick şu sözleri söyledi."Beraberlik golünü atmak için zamanımız vardı, çok da yaklaşmıştık ama Türkiye'nin kalesinde Gordan Banks varken bu çok zordu." Mert'in kurtarışı ile tarihe geçtiği maç sonrasında Merih Demiral'ın gol sevincinde yaptığı bozkurt işareti sonucunda 2 maç men cezası maçın mutluluğuna adeta keskin bir darbe vurdu.


TÜRKİYE-HOLLANDA

Maç başlangıç düdüğünden 35. dakikaya kadar dengeli bir oyunun sergilendiği çeyrek final mücadelesinde 31. dakikada Xavi Simons'un Mert Müldür'e yaptığı çok sert hamlenin sarı kartla cezalandırılması gerilimi arttırırken 35. dakikada Arda'nın ters ayağı ile kestiği muazzam ortada Samet Akaydın topu ağlara gönderdi ve A milli takımımız 1-0 öne geçti. Kontrollü geçen ilk yarı böyle sona erdi. Devre arasında Hollanda milli takım antrenörü Koeman en doğru hamlelerden birini yaparak Weghorst'u oyuna aldı, takım boyunu uzattı ve

Memphis Depay'ın yetenekli ayaklarına biraz daha özgürlük verdi. Bu hamlelere karşılık değişiklik yapmayan Montella belki de en büyük hatasını yaptı. 56. dakikada Arda Güler'in serbest vuruşta muhteşem düşüncesini uygulayıp vurduğu top direkten dışarıya çıktı ve bir kırılma anı yaşandı. 70. dakikada her maç analizimizde ısrarla söylediğimiz duran topun pasla kullanılması sonrasında savunma zaafından kaynaklanan golü ağlarımızda gördük. De Vrij bomboş pozisyonda topu ağlara yolladı ve durumu beraberliğe getirdi. Maçın rüzgarı Hollanda lehine dönmüşken sahada etkisiz performans sergileyen Kenan Yıldız ve oldukça yorulan Salih Özcan yerine değişiklik yapılmaması, takımın boyunu duran toplardan zorluk çekerken uzatmamamız sonucunda Denzel Dumfries'in içeriye verdiği pasta arka direkte Gakpo topu ağlara gönderdi. 76. dakikada skor 2-1 olduktan kısa bir süre sonra 83. dakikada Samet Akaydın'ın oyundan sakatlanarak çıkmasına sebep olan pozisyonda Van de Ven'e sarı kart dahi çıkmadı. 85. dakikada Kerem'in içeriye gönderdiği top kaleciyi aştı ve Zeki Çelik'in önüne düştü, bu topa oldukça yavaş vuran Zeki'nin şutunu çizgiden belki de oyundan atılması gereken Van de Ven çıkardı.Dönen topu alan Kaan'ın ortasında top Kerem Aktürkoğlu'nun önüne düştü fakat Kerem'in vuruşu savunmaya çarparak dışarıya gitti. Kısa bir süre sonra Cenk'in Abdülkerim'in kavisli ortasına dokunması sonucunda muazzam bir kurtarış ile bu topu da uzaklaştıran Hollanda ne yazık ki yarı finalde İngiltere'nin rakibi oldu.

Maçın ardından Hollanda kaptanı Virgil Van Djik verdiği röportajda "Barış Alper sürekli koşuyordu. Yani ele avuca sığmaz bir şekilde koşuyordu. Her savunmacı için zordur ve bizi çok zorladı arka üçlüde. Gol atamadı ama. Eğer bir şekilde onu tasvir edecek olursak gerçekten önemli bir oyuncu." derken Hollanda teknik direktörü Koeman ise Ferdi Kadıoğlu için "Ferdi gerçekten çok iyi bir oyuncu. Onu tebrik ediyorum, bugün de harika bir maç oynadı. Başarılar dilerim." dedi ve milli takımızın Avrupa seviyesinde bu denli performans gösteren oyuncularının değerlerini bize ve dünyaya duyurdular.

Acısıyla tatlısıyla, üzüntüsüyle mutluluğuyla harika denilebilecek bir turnuvayı geride bıraktık. EURO 2020'de 0 puanlık umut dolu bir sürecin heba olmasından sonra ilk büyük turnuvamızda gruptan çıkmak bile zor diyen herkese yarı final ve hatta final hayallerini göğsünü gere gere kurduran Vincenzo Montella'ya, milli formayı teriyle sulayan ve canını dişine takan bütün futbolcularımıza, maçlarımızı maçın ruhunu adeta yaşayarak anlatan bütün spikerlerimize ve Almanya'da takımımızı destekleyen herkese teşekkür etmeliyiz.


Teşekkürlerimizi eksik etmediğimiz kadar eleştirilerimizi de dozunda yapmamız geleceğimiz için oldukça önemli. Vincenzo Montella turnuvanın başından sonuna değişiklik konusunda zamanlama hataları yapıp geç kalmasının yanısıra maç başlangıç hamlelerini doğru kurgulasa da devamını getirememe gibi sorunlara çözüm bulamayarak soru işaretleri yarattı. Günümüz futbolunda sahada adeta satranç oynanırken bir açılış, oyun planı ve oyun sonunu bilinmezlik içinde geçirmek gelecek için ne kadar ümitlendirici, kesinlikle tartışılır. Türkiye futbol gündemi oldukça hareketli olduğundan Montella'nın geleceği hakkında tahmin yapmak mümkün olmasa da, kim olursa olsun bu soru işaretlerinin cevabını yapıcı şekilde bulup oyunumuzun üstüne koyarak devam etmek oldukça önemli.


Bu teşekkürler ve eleştirilerin yanında dünyadaki diğer milli takımların uzun vadeli başarıya her yenilgiyi başarısızlık olarak görmeyerek aksine bir kazanç olarak görerek ulaştığını unutmamamız gerekiyor. Çok kısa sürede en azından sahada bir sistemi oynamaya ve bir felsefeye sadık kalmaya çalışan milli takım gördüğümüz için mutlu olduğumuz, yargısız infazda bulunmadığımız, itibar suikasti gerçekleştirmediğimiz günlerde büyük turnuvalarda kupa kaldırmak dileğiyle. Jenerasyonumuzun heba olduğunu düşünenlere karşılık, yeni jenerasyonumuzun ilk büyük turnuvasındaki başarısını takdir etmeliyiz. Çünkü daha yeni başlıyorlar ve geleceklerı pırıl pırıl, her şey için teşekkürler BİZİM ÇOCUKLAR!

bottom of page